Mumcu, özellikle basın emekçilerinin maruz kaldığı mobbing ve baskıların demokratik bir toplumla bağdaşmadığını belirterek, gazetecilerin özgür ve tarafsız bir şekilde görev yapabilmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti. Basının susturulmaya çalışılmasının, toplumun doğru bilgiye ulaşmasının önünde ciddi bir engel oluşturduğunu vurguladı.
Dış politika konusunda da eleştirilerde bulunan Mumcu, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda daha etkin, kararlı ve güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti. Mevcut yönetimin dış politikada yetersiz kaldığını ifade eden Mumcu, Türkiye’nin çıkarlarını koruyan, milli hassasiyetleri gözeten bir yaklaşımın zorunlu olduğunu dile getirdi.
Milli eğitim politikalarına da değinen Mumcu, eğitim sisteminde uzun yıllardır süregelen istikrarsızlığa dikkat çekti. “Her yıl değişen bir eğitim sistemiyle sağlıklı nesiller yetiştirmek mümkün değildir” diyen Mumcu, kalıcı, bilimsel ve milli değerlerle uyumlu bir eğitim modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Adalet sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Mumcu, adaletsizlik algısının toplumun her kesimine yayıldığını ifade ederek, hukukun üstünlüğü ilkesinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti. “Adaletin olmadığı yerde güven de olmaz, huzur da olmaz” ifadelerini kullandı.
Mumcu, açıklamasının sonunda Türkiye’nin güçlü bir devlet ve huzurlu bir toplum yapısına kavuşabilmesi için; basın özgürlüğünün güvence altına alındığı, dış politikada kararlı bir duruşun sergilendiği, eğitimde istikrarın sağlandığı ve adaletin herkes için eşit şekilde işletildiği bir sistemin inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.






