YAVUZ AĞIRALİOĞLU: İSRAİL’İN SINIRLARI NERESİDİR?

Gündem, 09 Temmuz 2026 00:30

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın uluslararası toplantılarda zaman zaman çok esaslı çıkışları olurdu. Bu çıkışlarını yapması gereken toplantılardan bir tanesi buydu.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: İSRAİL’İN SINIRLARI NERESİDİR?

Burada demesi lazımdı ki: ‘İsrail’in sınırları neresidir? Lübnan İsrail toprağı mıdır, Filistin İsrail toprağı mıdır, Irak İsrail toprağı mıdır, İran İsrail toprağı mıdır? Türkiye’nin topraklarını İsrail kendi toprakları gibi görmektedir. ‘Bu İsrail’in sınırları nereden başlayıp nerede bitmektedir?’ Çünkü İran’a kadar uzanan Netanyahu’nun bölge yerleşim planlarını, Amerika marifetiyle müttefiklerin sorumluluk alanına dönüştürme hevesi var.” ifadelerini kullandı.

 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Ankara’da yapılan 36. NATO Zirvesi’ne dair önemli açıklamalarda bulunan Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

“NATO Zirvesi, Türkiye’nin ev sahipliğinde yapıldı ve bir sonuç bildirisi yayınlandı. Toplantı evvelinde hükûmete hatırlatmak istediğimiz birkaç husus vardı, onları hatırlattık. Hükûmet açısından Türkiye’nin umduğu neydi, bulduğu nedir? Bilmiyorum. Bizim açımızdan sürecin başından itibaren organizasyonun mükemmelliğiyle övünmekten daha mühim işlerimiz var. Kocaman bir devletiz. Bir organizasyonda 3 bin tane gazeteciyi, birkaç bin korumayı, 32 devlet başkanını ağırladık diye övünecek devlet değiliz.

F-35’LER ULUFEYMİŞ GİBİ DAVRANMAK RENCİDE EDİCİ VE SAÇMAYDI

Şimdi birkaç hususu arz etmemiz lazım. Biliyorsunuz, NATO 3.0’ı 2012’de Şikago ve Lizbon zirvelerinde NATO Genel Sekreter Yardımcısı, konuşmuştu. 2026’dayız, NATO 3.0’ı konuşuyoruz. Bugün Trump’ın ‘NATO zirvesine Sayın Cumhurbaşkanı davet etti, geldim; onun daveti olmasaydı gelmeyecektim’ ifadeleri sonrası nihayet bildirisinde bizim beklentilerimize uygun cevap vereceğine dair bir hissiyatla kamuoyunun yönlendirildiğini düşünüyoruz. ‘Elini öyle koydu, yürürken böyle dedi, konuşurken acayip iltifata mazhar oldu’ gibi konulardan daha mühim beklentilerimiz vardı biliyorsunuz. Türkiye 1952 yılında NATO’ya üye oldu. Bu süreç içerisinde, zaman zaman NATO’dan kaynaklanan yükümlülüklerimizi yerine getirmemize rağmen çifte standarda maruz kalmakla, ihmal edilmekle, bize verilen sözlerin tutulmamışlığıyla sitemlerimiz olmuştur. Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan da benzer sitemleri uğurlarken söyledi. Sanki bize verilen F-35’ler ulufeymiş gibi davranmak rencide edici ve saçmaydı. Üstelik onunla ilgili de beklentimiz, parasını verdiğimiz F-35’lerin bize verilmesiydi. Yani bu Trump’lı yıllarda başımıza şöyle bir şey geldi: ‘F-35 çok güzel, Tayyip Erdoğan çok iyi, filancayı çok seviyorum, onu hiç beğenmiyorum.’ Dört beş kelimeyle diplomasiyi taşımaya heves etmiş bir döneme şahit olduk. Bizim zirvede de Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsen Trump’ın ‘ne söyleyeceği belli olmaz’ duygu durumundan hissesine bir kabalık düşmemiş olmasını kâr saydı bizimkiler. 

BİLDİRİDE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE İLGİLİ BİR ATIF YOK

Ne bekliyorduk biz NATO toplantısından? Nihayet bildirisinde Türkiye’ye bölgedeki tehditlerle ilgili, Türkiye’nin beklentilerine cevap verecek terör örgütleriyle ilgili bir atıf yok. Suriye savaşı başladığından beri en ağır bedeli ödeyen taraf biziz ama üstlendiğimiz onca riske rağmen bizim karşı karşıya olduğumuz tehditlerle ilgili bize verilecek bir güvence yok. F-35’lerden evvel, NATO’nun kuzey kanadı genişlemesinde F-16 modernizasyonu talebimiz vardı. 40 F-16’nın modernizasyonu hâlâ ortada yok. ‘Çok beğeniyorum, çok seviyorum... Aslında o uçak konusunda konuşacağız…’ diyorlar. Ne zaman konuşacaksak bunu… Zirvede konuşamıyoruz. Misafir ediyoruz, konuşamıyoruz; ne zaman konuşacağız çok merak ediyoruz. Türk diplomasisinin netice almayı; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, hükûmetinin, beklentilerinin cevabını nihayet bildirilerine yazdırabilmeyi, anlaşma yapabilmeyi, anlaşma imzalayabilmeyi, imzaladığı anlaşmaların sonuçlarını milletine ifade edebilmeyi öğrenmesi lazım.

EV SAHİPLİĞİNİ YAPTIĞINIZ BİR ZİRVEDE LÜBNAN’IN VE İRAN’IN VURULMA EMRİ NEDİR?

Bölgede Amerika’nın bugün İsrail’in azgınlığına NATO’yu şemsiye yapma heveslerini dayattığı yerdir burası; bunun görülmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın uluslararası toplantılarda zaman zaman çok esaslı çıkışları olurdu. Bu çıkışlarını yapması gereken toplantılardan bir tanesi buydu. Burada demesi lazımdı ki: ‘İsrail’in sınırları neresidir? Lübnan İsrail toprağı mıdır, Filistin İsrail toprağı mıdır, Irak İsrail toprağı mıdır, İran İsrail toprağı mıdır? Türkiye’nin topraklarını İsrail kendi toprakları gibi görmektedir. Bu İsrail’in sınırları nereden başlayıp nerede bitmektedir?’ Çünkü İran’a kadar uzanan Netanyahu’nun bölge yerleşim planlarını, Amerika marifetiyle müttefiklerin sorumluluk alanına dönüştürme hevesi var. Yani Türkiye olarak ev sahipliğinde yaptığınız bir zirvede Lübnan’ın ve İran’ın vurulma emri nedir kardeşim? Aslında siz diyorsunuz ki İsrail’e: ‘Ben bütün NATO üyesi ülkeleri sana karşı yapılacak saldırıda arkama almış durumdayım.’ Bu arada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığına değil de Sayın Cumhurbaşkanı’nın liderlik kültüne atıf yaparak diplomasiyi yönetiyorsunuz; bizim devlet kapasitemiz, kuvvetli olmamızın sebebimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin devlet kapasitedir bizi bu toplu coğrafyada ayakta tutan. Tayyip Bey’den önce de vardık, Tayyip Bey’den sonra da var olacağız. AK Parti’den önce de vardık, AK Parti’den sonra da var olacağız. Anahtar Parti’den önce de vardık, Anahtar Parti’den sonra da var olacağız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu topraklarda ilelebet payidar kalacak.

KAAN İÇİN MOTOR İSTİYORDUK, HABER YOK; PATRİOT FÜZE BATARYALARINDAN HABER YOK, F-35’TEN HABER YOK

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump, toplantılarda sürekli Sayın Cumhurbaşkanı’na minnettarlığını şöyle ifade ediyor: ‘Çok kuvvetli, çok büyük bir lider. Onu çok seviyorum. Her dediğimi yapıyor. Papaz’ı bırak dedim, bıraktı…’ Şimdi buna ısrarla atıf yapıyor olması, ülkemizin dışarıdan görünümünün bir hukuk ülkesi olduğu iddiasını gölgede bırakıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, NATO’nun, yeni güvenlik mimarisindeki ortak üretim bandında, savunma sanayiinde inşallah şu ana kadar olduğundan daha fazla pay alabilir. Umarım silahlarımızın modernizasyonuyla ilgili mesafe katedilebilir. Kaan için motor istiyorduk, haber yok; Patriot füze bataryalarından haber yok, F-35’ten haber yok. 

Bütün sorulara şöyle cevap veriyor Trump, ‘ F-35 çok güzel uçak.’ Yani buraya, NATO zirvesine uçağın çok güzel olduğunu söylemeye gelmiş gibi davranıyorlar. Daha somut taahhütlere ihtiyacımız var. Diyor ki mesela: ‘Türkiye’ye İran savaşına ben girme dedim, girmedi.’ Yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin muhataplığının hangi seviyede, nerede temsilini sağlamaya çalışıyorlar? Bir taraftan imajını bozmaya yönelik bir tehdit algısı içerisine sokuyorlar Türkiye’yi. Terörü destekleyen ülkeymişiz gibi yapıyorlar. İsrail’le savaşacakmışız, İsrail’e tehditmişiz gibi yapıyorlar. Bir taraftan Yunanistan’la savaşacakmışız gibi yapıyorlar. Biz hukukun, hakkın yanında durmuş bir milletiz. Her zaman uluslararası meşruiyet hattında durduk. Uluslararası hukuku çiğneyerek değil, hukuka riayet ederek hakkımızı kurduk. Biz vatanımızı da müdafaa-i hukuk cemiyetleri üzerinden koruduk. Bir hukuku koruyarak vatan koruyoruz. Biz kendi vatanımızı bile hukukla koruyoruz, dünyada varlığımızı hukuk üzerine ifade ediyoruz. 

BİZE PARMAK SALLAMIYORLAR, BİZE TELEFON AÇIYORLAR

Adalet Bakanımız Akın Gürlek demiş ki: ‘Biz öyle parmak sallanacak, yargısına parmak sallanacak bir ülke değiliz, herkes haddini bilsin.’ Güzel beyanat ancak Bakanımızın şunu bilmesi lazım: Bize parmak sallamıyorlar, bize telefon açıyorlar. Bakanımızın şöyle demesi lazım: ‘Bize telefon açamazsınız. Biz öyle telefon açıp elinde yargıladığımız insanları talimatla bıraktıracağınız devlet değiliz.’ Bunu diyebilmeniz lazım. Zamanında Rahip Brunson’ı bırakmışsınız; bıraktığınız için size her toplantıda şükran olduğunu söylüyorlar. ‘Çok büyük lider, çok kudretli lider, çok büyük bir liderlik kapasitesi var’ diyorlar. Sonra diyorlar ki: ‘Beni çok sever, her dediğimi yapıyor.’ Bunlarla tarif edilen bir pozisyon var size. Bu pozisyonunuzu doğru bulmuyorsanız, ki bulmadığınızı ümit ediyoruz, bunu düzeltmeniz lazım. Yani Tom Barrack’ın açıklamalarını düzeltmiyorsunuz, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın size yönelik iltifat ederken ima ettikleri ve diplomasinin kabul etmeyeceği şeyleri düzeltmiyorsunuz. ‘Savaşa ben girme dedim, girmedi’ deniyor, hükûmetten cevap yok. Beklentilerinize cevap alamıyorsunuz. Bir gerilim stratejisi yönetemiyorsunuz, pazarlık yapamıyorsunuz, bütün gardınızı düşürüyorsunuz. Biz ağzına bir parmak bal çalarak, ‘seviyorum’ lakırdılarıyla oyalayarak, ‘çok kudretli lidersiniz’ diye taltif cümleleri kurarak yükümlülüklerinizden kurtulabileceğiniz bir devlet değiliz. 

 

ANLADIK Kİ BEKLENTİLERİMİZ YERİNE GELMEMİŞ

Önümüzdeki dönem Türkiye’nin riskleri var, görünüyor. Bu risklerle ilgili bildiride endişelerimizi izole edebileceğimiz birtakım şeyler bekliyorduk. Basın toplantısında Sayın Cumhurbaşkanı’nın sorulara verdiği cevaplardan anladık ki aslında beklentilerimiz yerine gelmemiş. Ege’yle ilgili beklentilerimiz var. Diyor ki: ‘Kıbrıs’la ilgili iki devletli çözüm olursa falan...’ Kıta sahanlığı meselesinde savaş sebebi saymayı sordular. ‘Türkiye’de millet bilmez’ dedi. Millet bilmez efendim, devlet bilecek zaten. Millet savaşır. Siz haysiyetinizi, onurunuzu, vakarınızı, devletinizin menfaatlerini korumak için irade gösterirsiniz; millet ve devlet geleneğinize uygun olarak millet sizin iradenizin arkasında dağ gibi durur. Milletiniz bilmeyecek, siz bileceksiniz. Savaş sebebi sayıyor musunuz, saymıyor musunuz? Onu söyleyeceksiniz. Şimdi görünüyor ki orada da bir meydan okuma var.

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TEMENNİ HATTINDAN ÇIKIN ETKİN BİR DİPLOMASİYİ DERHAL BAŞLATIN

Avrupa Birliği’nin temenni hattından çıkın, etkin bir diplomasiyi derhal başlatın. Avrupa Birliği’nin yeni güvenlik ihtiyaçlarını da karşılayacak yeni bir yapılanma talebi varsa bu talebin içinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hak ettiği onurlu yeri lütfen alın artık. Vize muafiyetinden başlasın. Bu insanlarınızın vize kapılarında bu kadar rencide edilmesinin önüne geçin. Haklarımızı alamıyoruz. Yalvar yakar hak alabilen yahut ‘bizim hakkımızı verin’ diye sağda solda sitem eden, mızmızlanan diplomasiden; sonuç alabilen bir diplomasiye dönmek zorundayız. Sonuç alacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına bir etkin diplomasi süreci yönetsinler ve önce şu vize muafiyetinden başlasınlar. Bu bitsin, bu geçiş rezaletinden kurtulalım. Öğrencilerimiz gidemiyor, iş adamlarımız gidemiyor, çoluğu çocuğu orada olanlar gidemiyorlar, kimse gidemiyor. İş dünyası fuarlara katılırken eziyet çekiyor, akademi programlara katılmak için, konferanslara katılmak için herkes eziyet çekiyor. Yani biz 2026 yılında bu kadar kudretli bir devletken, bu kadar güçlü bir orduya, bu kadar güçlü stratejik bir pozisyona sahipken, bu pozisyonda elçiliklerde kapı önlerinde bekletilen bir millet ve devlet olamayız kardeşim. Herkes yerini yurdunu bilsin. Bu ‘-cek’, ‘-cak’lı diplomasiden kurtulalım. Bize nihayete ermiş anlaşmalar gösterin; ‘aldık geliyoruz’, ‘kabul ettirdik geliyoruz’, ‘hayırlı uğurlu olsun milletimize...’ Böyle şeyler duymak istiyoruz. Temenniden ibaret diplomasiden yorulduk.

‘Sizi seviyorum’la başlayıp ‘sizi seviyorum’la biten bu uluslararası toplantılardaki ‘Seviyorum’ diplomatik özne haline gelmişse siz de böyle başlayın. Deyin ki mesela: ‘Hepinizi seviyoruz ama bizim canevimizden vurulmamıza sebep olan terör örgütlerine desteklerinizi de görüyoruz, kesin bunları. Sizi çok seviyoruz ama PKK terör örgütü dahil bu terör örgütlerine silah vermekten vazgeçin. Sizi çok seviyoruz ama Mavi Vatan’daki işgal heveslerinizi, iptal heveslerinizi görüyoruz; Rum kesimine azgınlık yapmaları için verdiğiniz desteği fark ediyoruz, bu destekten vazgeçin’ deyin lütfen. ‘Sizi çok seviyoruz, parasını verdiğimiz F-35’leri bize verin.’

BU KIRMIZI ÇİZGİLERLE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Türkiye bir merkez ülkedir. Bizimle stratejik ortaklık mümkündür, bizimle bağımlılık ve köle ilişkisi mümkün değildir. Ama NATO kendi koyduğu kurala uyacaksa, bunu güney kanadını besleyen Türkiye’yi bu kadar örseleyerek yapmaktan vazgeçmelidir. Türkiye’yle müttefik olun, Türkiye’yle ortak üretim bandında olun, Türkiye’yle dünyanın insanca yaşayabileceği şartlarda yardımlaşın ama Türkiye’ye parmak sallamayın. Türkiye’ye birtakım şartlar dayatmayın. Türkiye’yi boşa düşürüp Türkiye’nin nüfuz bölgelerinde kendi azgınlığınıza imkân aramaktan vazgeçin. İnşallah bu hassasiyetle, bu perspektifle önümüzdeki dönem Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk Milleti’nin hizmetini göreceğimiz nöbet yerinde milletin hizmetini alacağımız güne kadar bu kırmızı çizgilerle yürümeye devam edeceğiz.

İSPANYA BAYRAĞINI SEMBOLİK OLARAK NEZAKETİMİZİ KABUL ETSİNLER DİYE PARTİMİZİN GENEL MERKEZİNİN ÖNÜNE ASTIK

Bu son cümlelerim bir parti genel başkanının sözü değil. Bu, merhametin miğferi olmuş bir millete mensup, Türk milletine mensup bir evladın, Türk milletine mensup bir ferdin, Türk milletine mensup bir insanın söyleyeceği söz. Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı birtakım mecburiyetlerimizden dolayı apronda karşıladı Sayın Cumhurbaşkanı’nı. Mesuliyetlerimizden dolayı İspanya Devlet Başkanı’nı da aynı hassasiyetlerle karşılamalıydı. Karşılamalıydı; bize ilkesel üstünlüğümüz var çünkü burada. Biz merhametli bir milletiz. Bizim merhametli bir millet oluşumuza denk bir haykırış, soykırım başladığı günden itibaren aralıksız bir şekilde özgür Filistin çığlıklarıyla İspanya’nın semalarından dünyaya duyulmuştur. Pedro Sanchez; İspanya’nın, İspanyolların, Kudüs’te, Gazze’de yaşanan soykırımı telin ettiği aralıksız mücadelede karşılanmaya, diplomaside kalbimizle ağırlanmaya, uğurlarken de Türk milletinin dualarıyla uğurlanmaya değer kıymetli bir devlet başkanıydı. Ona göstermiş olduğu hassasiyete uygun nezaket gösterilmeli, diplomaside ona bu merhametine uygun, bu yaptığına uygun bir nezaket gösterilmeliydi. Yapılması gerekiyordu. Biz İspanya bayrağını, Filistin bayrağını ve Türk bayrağını, sembolik olarak nezaketimizi kabul etsinler diye partimizin genel merkezinin önüne astık.”

 

 

İletişim: Anahtar Parti Stratejik İletişim ve Medya Ofisi 

Telefon: 0505 161 87 73 

Gündem, 09 Temmuz 2026 00:30

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Vatandaş Odaklı Sağlık ve Sosyal Destek Hizmetleri Devam Ediyor

Vatandaş Odaklı Sağlık ve Sosyal Destek Hizmetleri Devam Ediyor

Yeniden Refah Partisi Arapgir İlçe Başkanlığına Serdar Halıcı atandı

Yeniden Refah Partisi Arapgir İlçe Başkanlığına Serdar Halıcı atandı

BAŞKAN GEÇİT, "YEŞİLYURT'UN HER KÖŞESİNİ İHYA VE İMAR ETMEYE DEVAM EDİYORUZ"

BAŞKAN GEÇİT, "YEŞİLYURT'UN HER KÖŞESİNİ İHYA VE İMAR ETMEYE DEVAM EDİYORUZ"

AĞBABA: "27 İL VAR, MALATYA YİNE YOK"

AĞBABA: "27 İL VAR, MALATYA YİNE YOK"

MAGİNDER Başkanı Karademir: "Esnafımız Devletine Güveniyor, Geçiş Süreci İçin Ek Süre Bekliyor"

MAGİNDER Başkanı Karademir: "Esnafımız Devletine Güveniyor, Geçiş Süreci İçin Ek Süre Bekliyor"

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış: "18 Milyonluk Fatura Bulduk"

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış: "18 Milyonluk Fatura Bulduk"

BATTALGAZİ'DE ASFALT MESAİSİ ARALIKSIZ SÜRÜYOR

BATTALGAZİ'DE ASFALT MESAİSİ ARALIKSIZ SÜRÜYOR

BATTALGAZİ BELEDİYESİNDEN "60 SANİYEDE BATTALGAZİ" KISA VİDEO YARIŞMASI

BATTALGAZİ BELEDİYESİNDEN "60 SANİYEDE BATTALGAZİ" KISA VİDEO YARIŞMASI

BÜYÜKŞEHİR MECLİS TOPLANTILARININ I. BİRLEŞİMİ YAPILDI

BÜYÜKŞEHİR MECLİS TOPLANTILARININ I. BİRLEŞİMİ YAPILDI

BÜYÜKŞEHİR MOBİL KONKASÖRLERLE HEM ÜRETİYOR HEM HIZLI HİZMET VERİYOR

BÜYÜKŞEHİR MOBİL KONKASÖRLERLE HEM ÜRETİYOR HEM HIZLI HİZMET VERİYOR

Altyapı ve Tarım Yatırımları Masada: Milletvekili Ölmeztoprak Sahada İncelemelerde Bulundu

Altyapı ve Tarım Yatırımları Masada: Milletvekili Ölmeztoprak Sahada İncelemelerde Bulundu

Babacan: Türkiye NATO’da eşsiz bir diplomatik konuma sahip

Babacan: Türkiye NATO’da eşsiz bir diplomatik konuma sahip

Babacan, NATO Zirvesi Kapsamındaki Ankara Programına Katıldı

Babacan, NATO Zirvesi Kapsamındaki Ankara Programına Katıldı

BAŞKAN TAŞKIN’DAN YILDIZTEPE MÜJDESİ

BAŞKAN TAŞKIN’DAN YILDIZTEPE MÜJDESİ

Sadıkoğlu: “Yüksek kiralar ve tahliye stresi işletmeleri zorluyor”

Sadıkoğlu: “Yüksek kiralar ve tahliye stresi işletmeleri zorluyor”

ŞEHİT YAKINLARI İLE GAZİLERDEN ÇİNİ VE GRAFİK SERGİSİ

ŞEHİT YAKINLARI İLE GAZİLERDEN ÇİNİ VE GRAFİK SERGİSİ

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi Temmuz Ayı Toplantısı Çarşamba Günü Yapılacak

Malatya Büyükşehir Belediye Meclisi Temmuz Ayı Toplantısı Çarşamba Günü Yapılacak

BÜYÜKŞEHİR, 55 MAHALLEYİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN YOLDA STANDARDI YÜKSELTİYOR

BÜYÜKŞEHİR, 55 MAHALLEYİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN YOLDA STANDARDI YÜKSELTİYOR

Malatya'da "Gazze Günümüzün Kerbelası" Sloganıyla Aşure İkramı

Malatya'da "Gazze Günümüzün Kerbelası" Sloganıyla Aşure İkramı

YEŞİLYURT BELEDİYESİ TRAFİK EĞİTİM PARKI'NDA 6 BİN 820 ÖĞRENCİYE UYGULAMALI TRAFİK EĞİTİMİ

YEŞİLYURT BELEDİYESİ TRAFİK EĞİTİM PARKI'NDA 6 BİN 820 ÖĞRENCİYE UYGULAMALI TRAFİK EĞİTİMİ

Burhan Kılıç'tan yangınlarla ilgili çağrı: "Anız yakmayın, ormanlarımızı birlikte koruyalım"

Burhan Kılıç'tan yangınlarla ilgili çağrı: "Anız yakmayın, ormanlarımızı birlikte koruyalım"

Başkan Mikail Sülük'ten Pütürge'ye Yeni Yatırım: Terminal Projesinin Temeli Atıldı

Başkan Mikail Sülük'ten Pütürge'ye Yeni Yatırım: Terminal Projesinin Temeli Atıldı

KARADEMİR: “ESNAFIMIZ KİRA, VERGİ VE BORÇ YÜKÜ ALTINDA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”

KARADEMİR: “ESNAFIMIZ KİRA, VERGİ VE BORÇ YÜKÜ ALTINDA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”

BATTALGAZİ BELEDİYESİ'NDEN YAŞLI VE ENGELLİ BİREYLERE YÖNELİK SOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI

BATTALGAZİ BELEDİYESİ'NDEN YAŞLI VE ENGELLİ BİREYLERE YÖNELİK SOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI

MALATYA'NIN EN PRESTİJLİ CADDESİNE  BAKAN MURAT KURUM'UN İSMİ VERİLECEK

MALATYA'NIN EN PRESTİJLİ CADDESİNE BAKAN MURAT KURUM'UN İSMİ VERİLECEK

Başkan Er 2 Aşiret Festivalinde Vatandaşlarla Buluştu

Başkan Er 2 Aşiret Festivalinde Vatandaşlarla Buluştu

BAŞKAN GEÇİT, “ÜRETİCİLERİMİZE ÜCRETSİZ ARPA DAĞITIMI YAPACAĞIZ”

BAŞKAN GEÇİT, “ÜRETİCİLERİMİZE ÜCRETSİZ ARPA DAĞITIMI YAPACAĞIZ”

ABD pazarındaki fırsatlar Malatya TSO’da masaya yatırılacak

ABD pazarındaki fırsatlar Malatya TSO’da masaya yatırılacak

ANIZ YAKMA HAKKINDA BASIN DUYURUSU

ANIZ YAKMA HAKKINDA BASIN DUYURUSU

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER İÇİN DERTX VİDEOSU

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER İÇİN DERTX VİDEOSU

Osmanlı Beton, Malatya’da Kaliteli ve Güvenilir Hazır Beton Üretimiyle Öne Çıkıyor

Osmanlı Beton, Malatya’da Kaliteli ve Güvenilir Hazır Beton Üretimiyle Öne Çıkıyor

CHP İl Başkanı Hakan Satılmış: “Bu Süreci Ortak Akılla Aşacağız”

CHP İl Başkanı Hakan Satılmış: “Bu Süreci Ortak Akılla Aşacağız”

İnönü Üniversitesi'nde Mezuniyet Coşkusu

İnönü Üniversitesi'nde Mezuniyet Coşkusu

MALATYA’DA KEMAL SUNAL’A VEFA ÖRNEĞİ

MALATYA’DA KEMAL SUNAL’A VEFA ÖRNEĞİ

Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın 28'incisi Düzenlenecek

Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın 28'incisi Düzenlenecek

MOTAŞ KAPTANINDAN ÖRNEK DAVRANIŞ

MOTAŞ KAPTANINDAN ÖRNEK DAVRANIŞ

BATTALGAZİ BELEDİYESİ PARKLARDA KENDİ ÜRETİMİNİ KULLANIYOR

BATTALGAZİ BELEDİYESİ PARKLARDA KENDİ ÜRETİMİNİ KULLANIYOR

BAŞKAN TAŞKIN BAKIRCILAR ÇARŞISI'NDA İNCELEMELERDE BULUNDU

BAŞKAN TAŞKIN BAKIRCILAR ÇARŞISI'NDA İNCELEMELERDE BULUNDU

Türk Hukuk Enstitüsü Malatya Şubesi Çalışmalarını Sürdürüyor

Türk Hukuk Enstitüsü Malatya Şubesi Çalışmalarını Sürdürüyor

MALATYA'DA TMO ARPA VE BUĞDAY ALIMLARI SÜRÜYOR

MALATYA'DA TMO ARPA VE BUĞDAY ALIMLARI SÜRÜYOR